Warmshowers nedir? 10 madde de warmshowers deneyimi.
Öğrencilerimizin gözlerini koca koca açarak sordukları ve en çok merak ettikleri konu, geceyi nasıl geçirdiğimizdir. Ardından, kurt ve ayı gelirse nasıl kaçtığımız sorusu gelir ve bitmeyen atraksiyonlu sorular devam eder. Konaklama bölümünü cevaplayalım şimdilik, ayılı soruyu ve diğer alacakaranlık hikayelerini sonraya bırakalım.
Bisiklet turunda, araçla yapacağınız bir seyahatten daha fazla seçeneğe sahipsiniz aslında konaklamak için. Düşünsenize; araçla gidip bir evin önünde duruyorsunuz ve bahçelerine çadır kurmak istediğinizi söylüyorsunuz. “De git işine.” cevabını almanız sadece birkaç saniye sürer. Bisiklet yolculuklarında kamp kurmak işin raconudur. Sen, “Doğaya zarar vermeden, dünyanın en masum aracıyla geziyorum.” de. Sonra da lüks otellerden kafanı çıkartma. Kamp, çadır, uyku tulumu, mat kelimeleri “in”, visco yatak, klima, oda kahvaltı “out”. Bu biline.
Konaklamak için;
*Kamp daha önce yazmıştık, detaylı bir yazı için buraya bakabilirsiniz.
*Hostel, pansiyon
*Couch Surfing , “kanepe sörfü” gibi acayip bir çevirisi olsa da sadece kanepe paylaşmaktan ibaret olmayan, tüm dünyadaki yardımseverliği arttırıp, “kolektif” bilincini yaymayı hedefleyen özellikle üniversite öğrencilerinin kullandığı sosyal bir konaklama ağıdır.
*Hospitality Clup, 660 000 üyesi olan, dünyanın en büyük ücretsiz konaklama ağı. Gezginlere kapılarını ardına kadar açan, bu kadar çok kişi olduğunu bilmek mutlu ediyor insanı.
http://www.hospitalityclub.org
*Warm Showers ise bisikletli gezginlerin kullandığı sosyal paylaşım paltformu. Dünyanın her yerinde bugün itibarı ile 28.811 ev sahibi ve 76.586 üyesi ile 1993 yılından beri bisikletlilere yardımcı oluyor. Siz bu yazıyı okurken dahi bu sayı artmaya devam ediyor elbette. Bu misafirlik zincirine üye olmak için şunları yapmanız gerekiyor:
1- Öncelikle https://www.warmshowers.org/ sitesine kayıt oluyorsunuz. Kendinizi samimiyetle anlatın. Kısa ve öz tutun bu bölümü. Buradaki en güzel özellik misafir kabul etmek zorunda olmamanız. Eğer sadece konuk değil ev sahibi de olmak istiyorsanız, o zaman kaç kişi ağırlayacağınızı, evinizin hangi bölümlerini kullanmalarına izin vereceğinizi seçenekler arasında belirtmeniz gerekiyor.
2- Kaydolduktan sonra üyeliğinizin kabul edildiğine dair mail alıyorsunuz. Bu da yolculuğa başlamadan önce hazırladığınız yapılacaklar listesinin konaklama kısmına bir artı koymak demek.
3- Üye olduğunuz anda sizde kalacak ya da sizin kalmak istediğiniz kişilerin cep telefonu numaralarından kapı numaralarına kadar her türlü bilgi elinizin altında oluyor. Elbette bu bilgilerin bazılarını genel görüşe açmak yada açmamak gibi seçenekler elinizde.
4- Siteye dair en büyük sorumluluk, yaşanan deneyimler ile ilgili yorum yazmak. Senden sonraki bisikletli gezgine rehberlik etmesi açısından bu çok önemli.
Biz, uzun yıllardır kullanıyoruz bu paylaşım ağını. Evimizde onlarca bisikletli gezgini ağırladık. Slovenyalı kamyon şoförü, İngiliz dedektif, Avustralyalı petrol platformu işçisi, Alman aşçı, İspanyol ses mühendisi, Fransız hemşire, İsviçreli ahşap oymacı, Katalonyalı aktivist, Kore’de yaşayan Amerikalı öğretmen, Fransız reiki ustası ve daha niceleri. Her birinden farklı bilgiler öğrendik hayata dair. En çok da Tibet Çınar’ın onlarla olan iletişimi mutlu etti elbet bizi. İspanyol bisikletçiyle salonumuzda futbol maçı yaptı. Alman aşçıyla salata hazırladı. Fransız konuğumuzla muz kızarttı. Yeni Zelandalı konuğumuza bir kitabındaki petrol platformunun resmini bulup getirip hepimizi şaşkınlık içinde bıraktı, aynı yeri ona imzalatmayı da akıl etti. Halen de, açıp bakar bazen aynı kitaba. Hayalinde “Süpermen” gibi bir “Petrol Platformu Adam” kahramanı var anlaşılan. Hem bu kahraman bisiklette sürüyor. Yazarken bile eğlenceli olan bu maceraları yaşarken düşünün bir de Tibet’i. En uzun konuk ettiğimiz bisikletliler ise; 2 çocuklu Fransız bir aileydi. Bir hafta bizdeydiler. Anne 1 buçuk yaşındaki oğluna, tuvalet eğitimini yolda veriyordu. Bizim evde de eğitim devam etti haliyle.
2015 yılında yaptığımız Berlin, Lüksemburg, İsviçre turunda özellikle İsviçre Alpleri’ne doğru yaklaştıkça Warmshovers ile konaklamayı tercih ettik. İlk gün; siteye yeni üye olmuş bir üniversite öğrencisinin evinde kaldık. Annesi, ülkede yaşayan yabancıların ihtiyaçlarına cevap vermek için kurulan Sosyal Daire’de görevli olduğundan farklı ülkelerden, İsviçre’ye göç edenlere dair komik hikayeler anlattı. Babanneminkiler gibi, tereyağı kokan sıcacık ekmekleri yerken yola ve yolculuğa dair sohbetler ettik. Evleri, aile tarihlerini yansıtan bir müze gibiydi. Odanın en özel yerinde duran yün eğirme aleti, Tibet’in en çok ilgisini çeken eşya oldu. Benim bayıldığım eşya ise; el işi çaydanlık kılıfıydı. Uyumamız için, evin bodrumunda çalışma ofisi olarak kullandıkları odalarını ayırmışlardı. Rahat bir uyku ve kahvaltının ardından, bahçedeki çiçekleri de sulayıp oradan ayrıldık.
Başka bir gün kaldığımız evde ise; 2 aylık bebek Leon karşıladı bizi. Tibet ağabeylik yaptı resmen. Ağladıkça emziğini verdi, oyuncaklarıyla oynattı, hatta birazda biberonu ile besledi. Ülkelerinden Çin’e kadar süren uzun bir bisiklet turu yapmışlar. Leon için ara vermişler ancak, akıllarında hep bisiklet rotaları dolanıyor. Bisiklet turculuğu öyledir. Yolunuz sonlansa da zihindeki yolculuk hiç bitmez. İletişim konusunda bizden kaynaklanan bir hata sonucu apartmanlarının önünde bir süre beklemek zorunda kalsak da, bisikletleri söküp 5.kata kadar taşısak da “İyi ki de buradayız.” dediğimiz bir konaklamaydı. Yolculuğumuzun sonuna doğru yaklaştığımız için elimizde kalan tarhananın bir bölümünü tarif ettikten sonra onlara bıraktık. Ayrıca annenin sütüne süt katsın diye kuru meyve karışımımızdan da bir bölümü armağan ettik.
İsviçre’deki diğer bir deneyimimizde ise; vardığımızda 7 aylık hamile olan ancak geçtiğimiz ay doğum haberini aldığımız, geçmişte yürüyerek binlerce kilometre dünyayı dolanan bir anne karşıladı bizi. Baba da daha az ilginç değildi. İsviçre’den Japonya’ya uzanan yolculuğunda recumbent üzerinde yapmıştı. Japonya’ya vardığında çok kar yağdığını görmüş ve hemen yeni bir kayak takımı almış. Eşi görülmemiş şekilde koca kayak takımını da bisikleti üzerinde taşımış. Fakat daha sonra ya fırsat bulamamış, ya yeteri kadar kar yağmadığından sadece bir kere kayak yapma şansı bulabilmiş. Bol kahkahalı bir sohbetin ardından yaşadıkları tarihi kasabada, warmshowers ile tanıdığımız bu gezgin ailenin evinde yaşadığımız bu güzelliklere şükrederek uyuduk. Tarihi kasaba da yeşil ahşap panjurlu, manzarası inanılmaz olan bir evde, anılarımıza yenilerini ekleyip, uzaktan çok az görmeye başladığımız İsviçre Alpleri’ne doğru yeniden pedal çevirdik.
Yolculuk sadece yolda olmakla sınırlı değildi bizim için. Bu paylaşım ağı sayesinde başka ailelerin hayatlarında da yolculuk ediyorduk. İşte bu yolculuklar sayesinde edindiğimiz tecrübelerden yola çıkarak şu 10 maddelik paylaşımlardan bir tane daha yazalım.
Warmshowers’ı Kullanmanın 10 Altın Kuralı:
1-İlk mailinizde açık olun. Kaç kişi olacağınızı kaç gün kalacağınızı, isteklerinizi ya da merak ettiklerinizi açıkça yazın. Samimi olun. Varacağınız günü, saati önceden belirtin ve bu plana sadık kalmaya çalışın. Mümkünse bir kaç gün önceden sorun ve rotanız hakkında detaylar verin. Gitmeyeceğiniz şehirlere yedekte dursun diye gereksiz mailler göndermeyin. Planlarınız mecburen değişirse sizi bekleyen insanlara gelemeyeceğinizi hızlıca bildirmeye çalışın ki boş yere sizi bekleyip ve aynı zamanda endişelenmesinler.
Bisikletlerinizi koyacak yer olup olmadığını, apartmanda oturuyorlarsa kaçıncı katta yaşadıklarını, asansör olup olmadığını öğrenmek önemli ayrıntılardan. Onca yükü 5. kata taşımak için defalarca inip çıkmak zorunda kalabilirsiniz bizim gibi.
2-Eve ilk girdiğinizde, nasıl bir koku saçtığınızı unutup hemen kanepeye yayılmayın. Hele hele duşu yemekten sonraya bırakmak gibi bir gaflette hiç bulunmayın.
3-Evin kullanacağınız alanları ile ilgili bilgi veren ev sahibini can kulağıyla dinleyin. Bilgisayar ve telefon için özel izin isteyin. Misafir olduğunuz kişiler bisiklet kültürü ile tanışık olduğundan, sizin beklentilerinizin farkında olacaklardır zaten.
4- Alkol yasağı, sigara kullanımı ve herhangi bir dini etkinlikle ilgili konularda hassas olun.
5- Yemek hazırlarken yardım edin. Buna izin vermeyen bir ev sahibiniz varsa en azından sofrayı toplayın. Paşalar gibi bir kenara yayılıp gelsin köfteler, gitsin meşrubatlar kıvamına gelmeyin.
6- Ev dışında vakit geçirecekseniz, döneceğiniz saatle ilgili bilgi verin. Gece yarısı kapıyı yumruklamak zorunda kalmamak için mümkünse anahtarı alıp öyle çıkın. Evi gps yada başka bir aletle ve bisiklet üstünde bulduysanız. Bisikletinizi bıraktığınız zaman evi tekrar bulabileceğinizden emin olun.
7- Banyoyu kullandıktan sonra bulduğunuz gibi bırakın. Bazıları tahmininizden kötü çıkabilir. O zaman elinize fırçayı ve deterjanı alıp temizlemeye kalkmayın. Evde evcil hayvan varsa ve evin bir ferdi gibi muamele görüyorsa siz de buna uygun davranın. Alerjik bir durum veya fobiniz varsa nazikçe açıklayın.
8- Ayrılmadan önce minnettarlığınızı dile getirin. Onlar evde yokken evden ayrılacaksanız, eve döndüklerinde karşılaşacakları küçük sürprizler bırakın. Bulaşıkları yıkamak, kullandığınız yorganlarınızı katlamak veya küçük bir teşekkür notu yazmak ev sahibinizi mutlu eder. Geride bıraktığınız ev sahibinize ilerleyen günlerde arada bir mesaj yazın. Eve dönüp yolculuğu bitirdiğinizde kartlar atabilir ve kolaj fotoğraflarınızı paylaşabilirsiniz. Bu, aklı turda olan bisikletçileri çok sevindirir.
9-Belki de ev sahibinizin ilk ağırlayacağı bisikletli siz olabilirsiniz. O yüzden diğer misafirler açısından iyi bir deneyim örneği olmaya gayret edin.
10- Warmshowers sitesine yapacağınız yorumlarda, karşılaştığınız olumsuzlukları yazmaktan gocunmayın. Şahane bir ev sahibiyle karşılaştıysanız ballandırarak anlatın ki, tura çıktığında yorumlar ona katma değer olarak geri dönsün.
Komşularımızın,” Yabancıya anahtar mı bırakılır? Ev mi teslim edilir? Siz iştesiniz onlar evde mi yani? Ya bir şeyinizi alıp giderlerse.” gibi yorumlarına kulak tıkamak yerine, açıklıyoruz, anlatıyoruz, bizim kabul edemediğimiz gezginleri onların ağırlaması için ikna etmeye çalışıyoruz. Onlar da farketsinler ki; dünyada kolayca yapılacak çok fazla iyilik var aslında.
Müthiş bir yazı, ben de katıldım bu ekibe… 🙂
🙂
Hoş geldiniz.
Mutlu konuklar ve güzel misafirlikler dileriz.
Eviniz şenlensin, evleri şenlendirin inşallah.
Sevgiler…